Son dönemde sağlık alanında yapılan düzenlemeler, tıp etiği ve halk sağlığı açısından ciddi tartışmalara yol açıyor. Sağlıkta sertifika skandalı, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi gibi yıllarca süren uzmanlık gerektiren alanlarda, yalnızca 12 günlük sertifika programlarıyla yetkisiz kişilere müdahale hakkı tanınmasıyla gündeme geldi. Resmi Gazete’de yayımlanan bu yönetmelik, sağlık hizmetlerinin niteliğini düşürerek hasta güvenliğini riske atarken, Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki güvenilirliğini de sarsıyor. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, bu duruma karşı çıkarak, sağlıkta nitelikli eğitimin ve etik değerlerin korunması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
“Plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi” alanı, yıllarca süren uzmanlık eğitimi gerektiren, bilimsel ve etik temellere dayalı bir tıbbi disiplindir. Resmi Gazete’de 07 Ocak 2025 tarih ve 32775 sayı ile yayımlanarak yürürlüğe giren “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile sağlık alanında yapılan düzenlemeler, bu alanda uzmanlık eğitimi almamış kişilere yalnızca 12 günlük sertifika programlarıyla yetki verilmesine imkan tanımaktadır. Bu durum hem tıp etiğini hem de halk sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir.
Diploma; uzmanlık eğitimini tamamlamış, yıllar süren bilgi ve deneyim birikimini belgeleyen resmi bir yeterlilik belgesidir. Yalnızca kısa süreli kurslarla verilen sertifikaların diplomaya denk tutulması, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesine ve niteliksiz uygulamaların yaygınlaşmasına yol açmaktadır.
Plastik cerrahların ve dermatologların yıllar süren eğitimiyle elde ettiği yetkiler, farklı çıkarlar uğruna eğitim almayan kişilere devredilmektedir.
Bu durum sadece hekimlerin mesleki haklarını değil, aynı zamanda toplum sağlığını da tehlikeye atmaktadır. Ehil olmayan kişilerce yapılan girişimler, geri dönüşü zor komplikasyonlara neden olmakta, hastaların can güvenliğini hiçe saymaktadır.
Ödeme karşılığında sertifika dağıtılması, sağlık sisteminin itibarını zedelediği gibi Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki güvenilirliğini de ciddi şekilde riske atmaktadır.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak, tıp eğitimi ve halk sağlığının korunması için, bu tür kısa süreli kurslarla, yetkisiz kişilere sertifika verilmesi uygulamalarını kabul etmiyor ve ilgili düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesini istiyoruz.
Halk sağlığını koruma, mesleğimizin sınırlarını savunma ve etik değerleri güçlendirme yönündeki kararlılığımızı bir kez daha vurguluyor, tıp etiği ve hasta güvenliğinin hiçe sayılacağı bu tür uygulamalara her zaman karşı olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.